6. Gün - Hedef Patras
27 Temmuz 2006
Saat 12:30 civarı Patras limanına ulaşmıştık. Liman girişindeki çok sayıda büyük yolcu feribotları hemen dikkatimizi çekiyor. Yunanistan bu konuda çok ilerlemiş. Neredeyse bütün adalara giden büyük feribotlar sürekli yolcu taşımakta. Turizmi yönlendirmeyi ve bu yoldan kazanmayı gerçekten iyi başarıyorlar. Patras limanında kendimize zorla bir yer buluyoruz ve daha teknemizi bağlamamıza fırsat bulamadan liman polisi başımızda bitiyor. Brindisi ve Corfu?da liman polislerini bulmaya çalıştığımızı düşününce buradakilerin tavırları biraz garip geliyor.
7. Gün - Korint Geçişi
28 Temmuz 2006
Sabaha karşı 03:00 civarı Korint geçidinin girişine varıyoruz. Telsiz ile tekne bilgimizi ve konumumuzu kontrol merkezine bildiriyoruz. Bize o sırada boğazdan bir yolcu feribotunun geçtiğini yaklaşık saat 05:00?te geçidin tekrar açılacağını bildiriyorlar. Etrafta bizden başka bir tekne yok. Çaresiz sabahın serinliğinde bekliyoruz.
7. Gün - Meltem Rüzgarları'nın Ortasında
28 Temmuz 2006
Korint boğazından geçtikten sonraki rotamız Atina?nın güneyinden geçerek kuzey doğuya yönelmek ve Andros ? Tinos adalarının arasındaki geçitten direkt Çeşme?ye doğru yol almak şeklinde çizilmişti. Fakat Makronisi adasının 6 deniz mili güney batısında fazlasıyla dalgalı bir denizle karşı karşıya kalmıştık. Günce?nin beni uyandırmasıyla işin ciddiyetini daha iyi anlamıştım. Güverteye çıktığımda ortalık karmakarışıktı. 30 derece iskele yönünden yaklaşık 20-25 knot hızla esen rüzgar ve Ege denizinin çalkantılı dalgaları herkesin keyfini kaçırmak bir yana endişelere de sebep olmaktaydı.
8. Gün - Orsa Vakti
29 Temmuz 2006
Sabahın erken vakitlerinde yola çıkıyoruz. Limandan çıkınca sütliman deniz bizi biraz olsun rahatlatıyor. Kuzeye yönelerek adanın diğer tarafına geçiyoruz. Güneye inmeye başlarken rüzgar şiddetini yavaş yavaş arttırmaya başlamış tekrardan Ege?nin o çalkantılı dalgaları ortaya çıkmaya başlamıştı. Artık yelken basmak için güzel bir zaman. Pupa yelken yolumuza devam ediyoruz. Yaklaşık 7 deniz mili güneye indiğimizde Baran motoru kontrol ediyor ve motorun yağ attığını söylüyor. Motorun yağ tıpası yırtılmış ve sallantının etkisiyle motor yağ atmıştı. Ne olur ne olmaz diye tekneyi yakındaki bir koya demirliyoruz. Bu koyda bizden başka bir yelkenli tekne daha var. İçinde 4-5 genç denize girmek için buraya demirlemişler. Yağ tıpası gerçekten de baya zarar görmüş durumda. Koydaki diğer tekneden edindiğimiz elektrik bandı ve ufak bir tahta parçası ile idare edecek kadar tıpayı onarıyoruz.
9. Gün - Sakız sonrası Çeşme
30 Temmuz 2006
Sabah 06:30?da demir alıyoruz ve yola çıkıyoruz. Adanın güneyine indikten sonra yönümüzü doğuya çeviriyor ve yelkenlerimizi açıp apaz seyrin keyfini çıkarıyoruz. Etrafta bir çok yelkenli seyir etmekte. Bunları görmek içimi bir kez daha rahatlatıyor. Artık olumsuz düşünceleri bir yana bırakıp yelken basmanın keyfini çıkarmaya başlıyorum. Öğleden sonra rüzgar şiddetini iyice arttırıyor. Yelkenleri iyice gerip tekneyi mümkün olduğunca yatırıyoruz. Yer yer küpeşte denizle buluşuyor. Oturduğum yerden içeriye doğru baktığımda mutfak telsiz bölümündeki pencerenin suyun içine girip çıktığını görüyordum.