| « 2. Gün - Adriyatik'in Ortasında | 4. Gün - İyonya'ya Doğru » |
3. Gün - Brindisi'ye Varış
24 Temmuz 2006
Sabah 06:00 civarı çoktan uyanmıştım. Açık deniz havası insanı dinç tutmakta ve bol oksijen kısa uykuları son derece verimli kılmakta. GPS?i kontrol edince İtalya kıyılarına yaklaştığımızı ve rotamızı 136 dereceye çevirdiğimizi görüyordum.
Kıyıya yaklaştığımız için artık daha çok sayıda tanker, balıkçı tekneleri ve yolcu gemileri görmeye başlıyoruz. Saat 17:00 civarı üçüncü günümüzde ilk defa kara görünüyor. Gerçekten heyecan verici bir olay. Şimdi daha iyi anlıyordum gemicilerin kara gördüklerinde neden öyle heyecan ve sevinç içinde olduklarını. Fakat gördüğümüz görüntü benim için hiç hoş ve güzel değildi. Organik kimyasal ürünlerin üretildiği rafinerinin deniz kıyısındaki bol dumanlı ve kirli görüntüsü neredeyse tüm keyfimi kaçıracaktı. Bu güzel denizlerin tadını çıkarmamıza sebep olan yelkenli tekneyi de; doğayı, atmosferi, denizi, çevreyi kirleten ve yaşanmaz hale çeviren rafineri, santral, fabrikaları yapanlar da insanlar.
Devamı:
Yaklaşık yarım saat içerisinde liman girişindeki fenerin yakınından geçiyorduk. Limana doğru ilerlerken tarihi bir kale gözümüze çarpıyor. Bu kale Napoli Kralı I. Ferdinand tarafından 1491 yılında yaptırılmış. Aragonese Kalesi veya Deniz Kalesi olarak bilinmektedir. Bu arada başımızın üstünden geçen inişteki bir uçak dikkatimizi çekiyor. Liman girişinin hemen ardındaki havaalanı sebebiyle burada alçaktan uçan uçakları izlemek mümkün.
Kalenin bulunduğu adacığı geçer geçmez kuzeye yönelip Brindisi Marinaya doğru yol alıyoruz. Marinaya yaklaştığımızda uygun telsiz frekansından haberleşerek bizi yönlendirmelerini istiyoruz. Merkezden bir Zodyak bot yollanıyor. Bize bağlanacağımız yeri gösteriyorlar.
Saat 19:00 civarı karaya ayak basıyoruz. 3. gün karaya çıktıktan sonra sanki yer denizdeymiş gibi sallanıyordu. Teknenin ritmine uyum sağlayan orta kulağımız bu sefer sabit kara parçasına yabancılaşmıştı. Marinaya giriş işlemimizi yaptırdıktan sonra liman polis ofisine yöneliyoruz. İtalya?ya giriş işlemimizi yaptırmamız gerekiyor. Fakat ofis kapalı ve etrafta herhangi bir polis bulamıyoruz. Marina merkezine tekrar durumu bildiriyoruz. Bu saatte polis bulmak zordur diyorlar. Bize merak etmeyin bir şey olmaz diyerek İtalyanların ne kadar da biz Türklere benzediğini bir kez daha gösteriyorlar. Marina içinde bir de tamir atölyesi bulunmakta. Burada teknelerin her türlü tamir ve onarım işlemlerini yaptırmak mümkün. Bu atölyenin baş ustası Guseppe?yi buluyor ve teknemizin motor bakımını yaptırmak istediğimizi söylüyoruz. Ertesi sabah erkenden bir tamirci yollayacağını söylüyor ve teknemizin bilgilerini not alıyor.
Sayfalar: 1 · 2